Cocuklarda Mahremiyet egitimi, cocuklarda cinsellik egitimi

Çocuklarda mahremiyet eğitimi

Çocuklarda mahremiyet eğitimi, erken yaşlarda edinilen mahremiyet kavramı üzerine inşa edilen bir eğitim şeklidir. İlerleyen yaşlarda cinsellik eğitimi için temel olarak kullanılan mahremiyet kavramı, kişisel alan, özel bölgelerin öğrenimi, sosyal ve kişisel sınır kavramlarının benimsetilmesi, güvenli dokunma, hayır diyebilme davranışının yani reddetme becerileri gelişimi, dijital mahremiyet gibi konuları içerebilir. Mahremiyet eğitimi gecikir ya da sekteye uğrarsa bu durum çocuğu suistimale ve istismara açık bir hale getirebileceğinden üzerinde önemle durulması gereken önemli bir konudur.

Çocuk psikolojisiyle ilgili bu gibi özel durumlarda çocuğa mahremiyet eğitimi verilmesi elzem olmakla birlikte bir de eğer çocuk dezavantajlı grup olarak tarif edilen yaygın gelişimsel bozukluk, hiperaktivite, dikkat eksikliği, dil konuşma bozukluğu, disleksi, otizm, down sendromu gibi kişinin kendisini ifade etmesinin zorlaştığı gruplardan birindense eğitim mecburidir.

Özel bölgeler eğitimi, kişisel alan, mahremiyet ve cinsellik eğitimi gibi kavramların okul öncesi yaşlarda çocuklara nasıl verilebileceği konusu özellikle son yıllarda önem kazanmaya başlamıştır. Peki çocuğa özel bölgeler nasıl anlatılır, çocuklara okul öncesi mahremiyet eğitimi nasıl verilir, psikolojide mahremiyet kavramı, çocuklarda sosyal sınır eğitimi, güvenli davranış nedir, çocuğun reddetme becerileri nasıl geliştirilir, çocuğun bedeninin farkına varması için ne gibi çalışmalar yapılabilir . Gelin birlikte bu başlıkları inceleyelim

İçindekiler

  • Çocuklarda mahremiyet eğitimi
  • Özel eğitim desteği alan çocuklarda mahremiyet eğitimi
  • Çocuklarda cinsellik eğitimi
  • Çocukların yaşına göre cinsel gelişim aşamaları
    • 0-24 Ay bebekler
    • 2-5 Yaş okul öncesi çocuklar
    • 5-8 Okul çağı çocukları
    • 9-12 Yaş ergenlik öncesi çocuklar
    • 13 -18 Gençler
  • Freud’e göre Psikolojik gelişim aşamaları
    • 0-2 Yaş oral dönem
    • 2-4 Yaş anal dönem
    • 4-7 Yaş fallik dönem
    • 7-12 Yaş gizlilik dönemi
    • 13 Sonrası genital dönem
  • Kaynaklar

Çocuklarda Mahremiyet Eğitimi

Mahremiyet nedir? Bireylerin kendileri için kutsiyet atfettikleri insanlar, haklar, duygularının insanın evriminden beri içinde taşıdığı koruma içgüdüsüyle taşınması ve birbirleriyle ilişkilerinde eylemlerine yön veren bir kavramdır. Bu kavram kişinin kişisel özgürlüklerinin sınırlarını bilmesi ve diğer insanların sınırlarına saygı göstermeyi de içermektedir.

Çocuğun kendinin ve diğer insanların özel alanlarının farkına varması,
kendi özel alanının korunması, diğer insanların kişisel alanlarına saygı duymayı ve mesafe koyabilmeyi, kendi ve çevresi arasında sağlıklı sınırlar oluşturabilmesini, istemediği her dokunuş ve talebe hayır diyebilme özgürlüğüne sahip olduğunu bilmesi ve özel bölgelerinin nereler olduğu bilgisine sahip olması gibi son derece önemli olan bilgilerin kazandırıldığı eğitimdir.

Çocuklarda mahremiyet kavramının 6 ayda bir tekrarlanması gerektiği, güvenli dokunma olarak tabir edilen yakın temasın kimler tarafından sağlanabileceği, sosyal-kişisel sınır mesafelerinin öğretilmesi gibi pek çok bilginin çocuğa ve ailelere, uzmanlar tarafından verilmesi gerektiği belirtilmiştir.

Çocuklarda mahremiyet konusunda kritik noktalar

Aileler mahremiyet eğitimi konusunda bazı kritik noktalara dikkat edebilirler.

  • Olayları gelişimsel olarak uygun bir şekilde açıkladığınızdan emin olun.​
  • Her şeyi bir kerede açıklamak zorunda değilsiniz hatta bilginin küçük küçük verilmesi, her 6 ayda bir mahremiyet eğitimin tekrarlanması gerektiği göz önünde bulundurulduğunda daha verimli olabilir.
  • Çocuğa kimlerin yakın temasta olabileceği ve hangi davranışlar karşısında tepki verebileceği anlatılmalıdır.
  • Ailevi yakınlıkla yani anne baba dışında akrabalık yoluyla gösterilen sevginin ne zaman sorun olmaya başlayacağı anlatılmalıdır.
  • 1. Dereceden akraba olsa da çocuğu öperken ya da severken izin alınması gerekir, böylelikle çocuk izinsiz kimsenin kendisine dokunamayacağını kavramış olur.
  • Çocukların vücutta hangi bölgelerin özel olduğunu bilmeleri ve başkalarının hassas bölgelere teması halinde tepki verilmesi ve anne babaya bildirilmesi gerektiği anlatılmalıdır.
  • Vücut parçaları için doğru isimleri kullanmak ebeveynlerine cinsel istismarı daha iyi iletmelerine yardımcı olacaktır.
  • Çocukların aynı şekilde başka çocukların hassas bölgelerine saygılı ve mesafeli yaklaşmaları anlatılmalıdır.
  • Saygı, sosyal mesafe ve sınırlar kavramı, güvenli dokunma, olumlu davranış gibi konular belirli bir yaşa kadar sürekli anlatılarak empoze edilebilir.
  • Çocuğa fotoğraflar ve videolar yoluyla bu bilgiler kazandırılabilir.
  • Çocuğa çığlık atma öğretilmelidir istemediği bir davranışa tepki vermesi öğretilmelidir.
  • Çıplaklık ile mahremiyet arasındaki bağ anlatılmalıdır.
  • Mahremiyet eğitimi ile cinsellik eğitimi bağlantılı fakat farklı konulardır.
  • Çocuklar, bedenlerinin kendilerine ait olduğunu ve izinleri olmadan kimsenin bedenlerine dokunamayacağını anlamalıdır. Başkalarının kendilerine bir şekilde dokunabileceğini, ancak başka şekillerde dokunamayacağını ve ebeveynleri veya sağlık hizmeti sağlayıcıları dışında hiç kimsenin cinsel organlarına dokunmak istememesi gerektiğini bilmelidirler.
  • Neyin uygun olup neyin olmadığını bilirlerse, cinsel istismara maruz kalıp kalmadıklarını size söyleme olasılıkları daha yüksek olacaktır.
  • Çıplaklığın ne zaman normal olduğunu öğretmeye çalışın (Örneğin banyo yaparken)
  • 4 yaş sonrasında artık kardeşleri olmadan çıplak bir şekilde banyo yapabileceği anlatılabilir bu yaştan sonra ebeveynler bile çocuğu kendi kendine banyo yapabilmesi için teşvik etmelidir.
  • Çocuklara dijital ortamda fotoğraf, video gibi paylaşımların hangi durumlarda sakıncalı olduğu öğretilmelidir. Bu konu aynı zamanda dijital mahremiyete atıf yapar.
  • Çocuklar başka birine dokunmadan yani “sarılmak, gıdıklamak” gibi öğrenmeli ve sınırları öğrenmeye başlamalıdır bu ileriki yaşlarda saygı ve mesafe bilinci geliştirecektir.

Çocuk özellikle 2 yaş sonrası tuvalet eğitimin başlamasıyla birlikte duyuları ve mahremiyeti tanımaya, erkek ya da kız arkadaşlarıyla sosyal iletişime geçtikten sonra kafasında bazı sorular oluşmaya, çevresindeki ve bedenindeki farklılıklara odaklanmaya, sorgulamaya ve araştırmaya başlar. Bu konudaki ilk öğretmenleri de anne ve babadır ve eğer sorularına doğru bilgiler ve yöntemlerle cevap alamazsa ilerleyen yaşlarda özellikle cinsellik konusunda bazı sorunlar yaşaması daha olası olabilir.

Bunun dışında mahremiyet, güvenli davranış, tuvalet eğitimi, emzirme mahremiyeti, cinsel kimlik, cinsel farkındalık eğitimi konusunda ailenin de bilgi sahibi olması toplumdaki cinselliğe dair görüşlerin tabulaşmaması adına farkındalığın arttırılması açısından yararlı ve gereklidir. Bu bilgilere sahip olunması çocuğun merakı karşısında daha tutarlı, dengeli, doğru cevaplar ve davranışlar üretilmesi için verimli olabilir.

Hem normal olarak tarif edilen çocukların hem de toplumun en dezavantajlı gruplarından olan engelli bireylerin kendilerini müdafaa etmeleri ve topluma uyum sağlamalarının öğretilmesi çok önemlidir. Başlarına gelebilecek herhangi bir kötü hadisede bunu aktarabilmeleri, çığlık atmayı öğrenmeleri, vücut iradelerinin kendilerine ait olduğunu bilmeleri, bir insanla iletişim kurarken güvenli davranışın ne anlama geldiğinin bilincinde olmaları ve de ikili iletişimlerdeki mahremiyet algısının oluşması bu yazının ana konusudur ve ilerleyen yaşlarda mesafeli ve saygılı iletişimin kurulmasının temel taşıdır.

Bu noktada üzerinde durulması gereken mahremiyet kavramının önemi ve cinselliğin aslında bir sorun değil bireyin sağlıklı bir gelişim sürecinden ibaret olduğunun erken yaşlarda dahi bilinmesi gerekliliğidir. Yani çocuk, erkek ve kız yani cinsel kimlik kavramının farkına vardığı yaşlardan itibaren konu gelişir fakat konunun probleme dönüşmesi aile ya da bakım veren kişi tarafından çocuğun bu ihtiyaçlarının göz ardı edilmesi, tabulaştırması ya da merak ettiği bilgilerin önüne ket vurulması sonucunda sorun ortaya çıkmaktadır.

Özel Eğitim ve Rehabilitasyon Desteği Alan Çocuklarda Mahremiyet

Davranış anormallikleri göstermeyen çocuklarda bile durum böyleyken davranış problemleri geliştirmiş, bilişsel, duyusal ve bazı becerilerde eksiklik yaşayan çocuklar için mahremiyet eğitimi, özel bölgeler eğitimi, güvenli davranış ve sosyal sınırların öğretilmesinin ne kadar elzem olduğu ortadadır. Bu noktada duyusal terapiler, ergoterapi, hidroterapi, ABA Terapisi(Uygulamalı Davranış Analizi) gibi çalışmalarla geliştirilmeye çalışılan “davranış, duyu, sosyal adaptasyonlar, dil konuşma ” yanında çocukta mahremiyet kavramı da ayrıca üzerinde durulması ihtiyacı duyulan b

Ayrıca, engelli çocuklar ve gençler cinsel sağlık sorunlarına karşı özellikle savunmasız olabilirler. Engel(leri) nedeniyle, cinsel yolla bulaşan enfeksiyonlara yakalanma, planlanmamış gebelik yaşama ve cinsel şiddete maruz kalma riskleri artabilir (Lane, Cambridge ve Murphy 2019 ; Lehan Mackin ve ark. 2016 ; Sevlever, Roth, ve Gillis 2013 ; Abells, Kirkham ve Ornstein 2016 ; Travers ve Tincani 2010 ; Simpson, Andrews ve Isaac 2010 ). Cinsellik eğitimi, engelli çocukları ve gençleri güçlendirerek ve destek arama yeteneklerini destekleyerek bu riskleri azaltabilir (McDaniels ve Fleming 2016 ).

Bu tartışmalara rağmen, araştırmalar engelli çocuk ve gençlerin engelli olmayan yaşıtlarına göre daha az cinsellik eğitimi aldıklarını ortaya koymuştu

Birleşik Krallık’ta otizm spektrum bozukluğu olan gençler üzerinde yapılan bir araştırmada, katılımcılar, verilen öğretimin öğrenme ihtiyaçlarına göre uyarlanmaması nedeniyle güvenli ve tatmin edici bir cinsel yaşam sürmek için gerekli becerilerin kendilerine sunulmadığını belirttiler (Hannah ve Stagg 2016 ). Bu örnekten de anlaşılacağı üzere her çocuğun düzeyi ve ihtiyacı farklı olduğundan günümüzde bireysel eğitim çalışmalarının kişiye özel düşünülmesi ve programlanması bir zorunluluk halini almıştır. Bu noktada sadece otizm değil, DEHB, Hiperaktivite, Disleksi ve Down sendromu konularda ihtiyacı daha belirgin hale getirebilir.

Pek çok yayın, cinsellik eğitiminin önündeki olası engellere ışık tutmuştur, ancak birçoğu diğer popülasyonlara ve diğer konulara, örneğin yetişkinlerin yaşadığı engellere odaklanmıştır (Caspar ve Glidden 2001 ; Brown ve McCann). Bu anlamda çocuklar ve karşılaşma ihtimalinin yüksek olduğu sorunları erken yaşlarda tespit ederek erken yaşlarda çözmeye çalışmak daha rasyonel ve kalıcı bir çözüm sağlayabilir.

Çocuklarda cinsellik eğitimi

Günümüz dünyasında özellikle bireyselciliği ön plana alan batılı toplumlarda ve kalabalık ailelerdeki yakın akraba ilişkilerinin yaşandığı doğu toplumlarında cinsellik kavramının çocuğa erken yaşlarda ve doğru bilgilerle öğretilmenin ortaya çıkardığı gereklilik, daha fazla araştırma yapılması ihtiyacını gerektirmektedir.

Çocuklarınızla cinsellik hakkında nasıl konuşulur? Cinselliğin çocuklarda ve yetişkinlerde algılanma biçimin farklı olduğunu unutmamak gerekiyor. Yani çocuk ebeveynlerine “çocuk nasıl olur?” sorusunu sorarken buna herhangi bir seksüel anlam yüklemez aksine sadece çevresiyle sağlıklı ilişki kurduğu ve merak duygusunun artık giderilmesi gerektiği sonucu çıkartılabilir. Bu aşamada ebeveynlerin bilgileri çocuğun düzeyine hazırlıklı değilse çocuğa öfkelenme “böyle soru olmaz”, “bir daha duymayayım böyle şeyler” gibi yasaklama cümleleri çocuğu bilgiyi başka kaynaklardan cevaplandırma isteğine yönlendirir.

Bu kadar hassas bir bilginin aile gibi en güvenli ortamda samimi ve doğru olarak açıklanması, “ilerleyen yaş psikolojik travmalarını” da önemli ölçüde giderebileceği tahmin edilmesi çok da zor olmayan bir gerçektir.

Ortaçağdan itibaren süregelen cinsellik konularındaki katı tutum zamanla değişime uğramış, günümüzde yapılan çalışmalar, insan ve çocuk psikolojisi üzerinde yapılan testlerle artık mahremiyet kavramının ve cinselliğin konuşulması tabu olmaktan çıkarak özellikle çocuklarda eğitim alanına dahil edilmiştir. Böylelikle istismar gibi tehlikeli sorunların üstesinden gelinmesi, çocuğun kendini koruyabilmesi ve ilerleyen yaşlarda sağlıklı sosyal ilişkiler kurulması buna bağlı olarak sağlıklı bir toplumun gereklerinden biri haline gelmeye başlamıştır.

Çocuklarda cinsellik eğitiminde kritik noktalar

  • Belirli bir yaşa kadar cinselliğin yetişkinlere göre olduğu anlatılabilir.
  • Cinsellik hakkında konuşmaya erken başlamak ve çocuk büyüdükçe bu konuşmaya devam etmek en iyi cinsel eğitim stratejisidir.
  • Konu hakkında gerekli bilgiye sahip olduğunuzun çocuk tarafından hissedilmesi gerekir, eğer bu konu hakkında çocuğun şüpheleri olursa başka kaynaklardan öğrenmeye çalışması eksik bilginin oturmasına ve ilerleyen yaş travmalarına yol açabileceği dikkate alınmalıdır.
  • Küçük çocuklar, cinsellikten ziyade hamilelik ve bebeklerle daha fazla ilgilenme eğilimindedir.
  • Çocuklar belli bir yaşa kadar yemeklerin öğütülmesinden sorumlu organ olan midede bebeğin gelişerek büyüdüğünü düşünürler erken yaşlarda bu bilginin aniden tek seferde verilmesinden ziyade yavaş ve zamana yayılarak anlaşılmasını sağlamak daha verimli olabilir.
  • Çocuklarınızla cinsellik hakkında konuşurken, yaşları ve gelişim düzeyleri göz önüne alınarak çocuğunuzun anlayabileceği bir şekilde olayları açıklamak önemlidir
  • Ebeveynler çocuklarıyla cinsellik hakkında erken yaşlarda konuşmuşlarsa, gençlerin daha sonra zor veya tehlikeli durumlar oluştuğunda değişen bedenleri ve kimlikleriyle ilgili soruları veya endişeleri olduğunda ebeveynlere yaklaşma ihtimali yükselir

YETİŞKİNLERİN KONUYLA İLGİLİ BİLMEK İSTEYEBİLECEĞİ HUSUSLAR

Çocukların yaşa göre cinsel gelişim aşamaları

Küçük bebekler: 13-24 ay (Yeni doğan bebeklerden 2 yaşa kadar)

Yeni yürümeye başlayan çocuklar, cinsel organlar da dahil olmak üzere tüm vücut kısımlarını adlandırabilmelidir. Vücut parçaları için doğru isimleri kullanmak, herhangi bir sağlık sorununu, yaralanmayı veya cinsel istismarı daha iyi iletmelerini sağlayacaktır. Ayrıca, bu parçaların diğerleri kadar normal olduğunu anlamalarına yardımcı olur, bu da kendine güveni ve olumlu bir beden imajını teşvik eder.

Çoğu iki yaşındaki çocuk, erkek ve kadın arasındaki farkı bilir ve genellikle bir kişinin erkek mi yoksa kadın mı olduğunu anlayabilir. Bir kişinin cinsiyet kimliğinin cinsel organları tarafından belirlenmediği ve cinsiyetin farklı şekillerde ifade edilebileceği konusunda genel bir anlayışa sahip olmalıdırlar. Bakıcılar, cinsel biyolojiyi cinsiyetle ilişkilendirmeyerek yardımcı olabilir (örneğin, “sakalları olan insanlar” veya “sakalları olmayan insanlar” gibi).

Yeni yürümeye başlayan çocuklar vücutlarının özel olduğunu bilmelidir. Yeni yürümeye başlayan çocukların cinsel organlarına dokunma da dahil olmak üzere vücutlarını keşfetmeleri normaldir, ancak bunu ne zaman ve nerede yapmanın uygun olduğunu anlamaları gerekir.

Okul öncesi: 2 yaş ile 4 yaş arası


Çoğu okul öncesi çocuk üremenin temellerini anlayabilir, “Sperm ve yumurta birleşir ve bebek rahimde büyür” gibi. Anlayış ve ilgi düzeylerine bağlı olarak, çocuklara doğum hikayeleri anlatılabilir ve aile kurmanın tek yolunun bu olmadığını bilmelerini sağlayabilirsiniz. Her şeyi bir kerede öğretmeniz gerektiğini düşünmeyin. Küçük çocuklar daha ziyade bebeğin nasıl olabileceği, nasıl ve nerde büyüdüğü gibi konularla ilgili olma eğilimindedir.

Bu yaşta, çocuklar başka birine dokunmadan önce sormayı da (örneğin sarılmak, gıdıklamak) öğrenmeli ve sınırları öğrenmeye başlamalıdır (örneğin, birisi bir adım uzaklaştığında, çocuğunuzun o kişinin boşluk sinyaline saygı duyması gerektiğini anlamalıdır). ).

Çocuklara vücut sorunlarıyla ilgili mahremiyeti öğretin. Örneğin, ne zaman çıplak olmanın uygun olduğunu bilmelidirler.

Çocuklar ayrıca diğer vücut bölümleri ve vücut işlevleri hakkında daha fazla bilgi edinmelidir. Bu yaştaki bazı çocuklar, kızların dışkı ve idrar için yalnızca bir açıklığı olduğunu düşünür ve birçok çocuk, bebeklerin karınlarında, yiyeceklerinin gittiği yerde büyüdüklerine inanır.

Okul çağındaki çocuklar: 5 yaş ile 8 yaş arası

Çocuklar, ilişkilerde mahremiyet, çıplaklık ve başkalarına saygı gibi temel sosyal kuralları bilmelidir. Çoğu çocuk bu yaşta vücutlarını keşfetmeye başlamıştır. Normal olsa da, özel olarak yapılması gereken bir şey olduğunu anlamalılar.

Çocuklara bilgisayar ve mobil cihazları güvenli bir şekilde kullanmayı öğretin. Bu yaş aralığındaki çocuklar, dijital bağlamda mahremiyet, çıplaklık ve başkalarına saygı hakkında bilgi edinmeye başlamalıdır. Yabancılarla konuşma ve çevrimiçi fotoğraf paylaşma kurallarının ve kendilerini rahatsız eden bir şeyle karşılaştıklarında ne yapmaları gerektiğinin farkında olmalıdırlar.

Bazı çocuklar 10 yaşından önce bazı ergenlik gelişimi yaşayacakları için, bu yaş aralığının sonuna doğru çocuklara ergenlik ile ilgili temel bilgiler öğretilmelidir. Sadece yaşayacakları değişiklikleri değil, diğer bedenleri de öğrenmelidirler – erkek çocuklar ve kızlar ayrı ders almamalıdır. Çocuklar ayrıca ergenlik döneminde hijyen ve öz bakımın önemini bilmelidir. Bu tartışmaları erkenden yapmak onları ergenlik döneminde olacak değişikliklere hazırlayacak ve bu değişikliklerin normal ve sağlıklı olduğuna dair güvence verecektir.

Çocukların insan üreme anlayışı devam etmelidir. Bu, cinsel ilişkinin rolünü içerebilir, ancak doğada başka üreme yolları olduğunu da bilmelidirler. Bu bilgi ergenlik tartışmalarına dahil edilebilir.(Eşeyli üreme, eşeysiz üreme, yumurtlama, memelilere özgü doğurma vs)

Bu yaşlarda cinselliğin yetişkinler için uygun olduğu belirtilebilir.

Dijital mahremiyet kavramına atıfta bulunmak gerekirse, Çocuğunuzla tablet, televizyon gibi dijital ortamlarda birlikte vakit geçirebilmelisiniz. Bu dijital sosyal medya mecraları, dijital ve teknolojik ortamlarda müstehcenlik içeren ya da rahatsız edici düzeyde cinsellik çağrıştırıcı videolar ,fotoğraflar karşınıza çıkabilir bunlarla karşılaşmanız her ne kadar rahatsız edici görünse de çocuğa bunların neden uygun olmadığını anlatmak için bir fırsat olarak kullanabilirler.

Ergenlik öncesi: 9 yaş ile 12 yaş arası

Yukarıda öğrenilenlerin pekiştirilmesi yanında, hamilelik ve cinsel yolla bulaşan enfeksiyonlar (CYBE) hakkında temel bilgilere sahip olmalıdır. Genç olmanın, cinsel olarak aktif olmaları gerektiği anlamına gelmediğini bilmelidirler.

Ergenlik öncesi çocuklar, neyin olumlu bir ilişki ve neyin kötü bir ilişki oluşturduğunu anlamalıdır.

Ergenlik öncesi çocuklar, zorbalık ve cinsel içerikli mesajlaşma da dahil olmak üzere internet güvenliği konusunda daha fazla bilgiye sahip olmalıdır. Kendilerinin veya yaşıtlarının çıplak veya müstehcen fotoğraflarını paylaşmanın risklerini bilmelidirler.

Ergenlik öncesi çocuklar ayrıca medyanın insanların bedenlerine bakışını nasıl etkilediğini anlamalı ve cinselliğin medyada nasıl tasvir edildiği hakkında eleştirel düşünebilmelidir. Bu, seks ve cinsellik tasvirlerinin doğru mu yanlış mı, gerçekçi mi değil mi ve olumlu mu olumsuz mu olduğuna karar verebilmek demektir.

Gençler: 13 ile 18 yaşında

Ergenler menstrüasyon ve gece emisyonları (ıslak rüyalar) hakkında daha ayrıntılı bilgi almalı ve normal ve sağlıklı olduklarını bilmelidir. Ayrıca hamilelik ve CYBE’ler ve farklı doğum kontrol seçenekleri ve bunları daha güvenli ilişkiler için nasıl kullanacakları hakkında daha fazla bilgi sahibi olmalıdırlar.

Gençler, sağlıklı bir ilişki ile sağlıksız bir ilişki arasındaki farkı öğrenmeye devam etmelidir. Buna baskılar ve flört şiddeti hakkında bilgi edinmek ve cinsel ilişkilerde rızanın ne anlama geldiğini anlamak dahildir. Gençler, bir ilişkiyi sona erdirmek için müzakere ve reddetme becerileri ve yöntemleri ile donatılmalıdır.

Gençler genellikle çok özel insanlardır. Bununla birlikte, ebeveynler çocuklarıyla cinsellik hakkında erken konuşmuşlarsa, gençlerin daha sonra zor veya tehlikeli şeyler ortaya çıktığında veya değişen bedenleri ve kimlikleriyle ilgili soruları veya endişeleri olduğunda ebeveynlere yaklaşma şansı artar.

Psikolojik gelişim aşamaları

Her çocuk için gelişim aşamaları farklılık gösterebilir ancak burada çocukların cinsellik ve üreme hakkında ne anlamaları gerektiğine dair temel bir rehber bulunmaktadır.

İnsanlar sadece 125 yıldır bilimsel olarak cinselliği araştırıyorlar. Cinsiyetle ilgili ilk bilimsel araştırmalar, vaka çalışması araştırma yöntemini kullandı. Bu yöntemi kullanarak, İngiliz doktor Henry Havelock Ellis (1859-1939), uyarılma ve mastürbasyon da dahil olmak üzere cinsellik içindeki çeşitli konuları inceledi. 1897’den 1923’e kadar bulguları, “Studies in the Psychology of Sex” adlı yedi ciltlik bir kitap setinde yayınlandı. Ellis’in çalışmaları, onu kadınlar için eşit hakların ve devlet okullarında kapsamlı insan cinselliği eğitiminin savunucusu olmasına yol açtı.

Avusturyalı nörolog Sigmund Freud (1856-1939), vaka çalışmalarını kullanarak, cinselliği sağlıklı gelişimle ilişkilendiren ve insanları çocukluk da dahil olmak üzere yaşamları boyunca cinsel olarak tanıyan ilk bilim insanı olarak tanınır ( Freud, 1905 ). Freud ( 1923 ), insanların psikoseksüel gelişimin beş aşamasında ilerlediğini savundu : Oral, anal, fallik, gizli ve genital. Freud’a göre, bu aşamaların her biri sağlıklı veya sağlıksız bir şekilde geçebilir. Sağlıksız davranışlarda, insanlar soğukluk, iktidarsızlık veya anal tutma gibi psikolojik sorunlar geliştirebilir.

Amerikalı biyolog Alfred Kinsey (1894-1956) genellikle insan cinselliği araştırmalarının babası olarak anılır. Kinsey, yaban arıları konusunda dünyaca ünlü bir uzmandı, ancak daha sonra odağını insanlar üzerinde çalışmaya çevirdi. Bu değişim, evlilik üzerine bir ders vermek istediği, ancak insan cinsel davranışlarına ilişkin verilerin eksik olduğu için gerçekleşti. Cinsel bilginin tahminin ürünü olduğuna ve hiçbir zaman sistematik veya tarafsız bir şekilde gerçekten çalışılmadığına inanıyordu. Anket yöntemini kullanarak kendisi bilgi toplamaya karar verdi ve 100 bin kişiyle cinsel geçmişleri hakkında görüşme hedefi koydu. Hedefinden geri kalsa da yine de 18 bin röportaj toplamayı başardı! Çağdaş bilim adamları tarafından araştırılan birçok “kapalı kapılar ardında” davranış, Kinsey’nin ufuk açıcı çalışmasına dayanmaktadır.

Günümüzde cinsellik konusunda geniş bir yelpazede bilimsel araştırmalar devam etmektedir. Antropoloji, biyoloji, nöroloji, psikoloji ve sosyoloji dahil olmak üzere çeşitli disiplinleri kapsayan bir konudur.

Freud’a göre Psikoseksüel Gelişim

Psikanaliz dendiği zaman akla bu alanın fikir babası olan Sigmund Freud gelir, “Psikoseksüel gelişim” Freud’un öncülük ettiği psikodinamik akımının kişilik gelişim kuramına verilen tanımıdır. Çoğunlukla bilinç dışı kavramıyla ilgilenen psikanaliz, bu gelişim kuramında insanların cinsellik ve cinsiyet temelli
gelişimlerinden bahsetmiştir.

0-2 yaş Oral Dönem

Gelişimin başlarında, tüm arzular, yiyecek, süt ve elinize geçen her şeyi kabul eden dudaklara ve ağza yönelikti (oral faz). Bu aşamanın ilk nesnesi, elbette, oto-erotik nesnelere (parmak emme) aktarılabilen anne memesiydi. Böylece anne mantıksal olarak ilk “sevgi nesnesi” oldu. Baba gerçeği ilk fark edildiğinde, onunla kendini özdeşleştiren insanın bu konu dikkatini çekti. Ancak, anneye yönelik cinsel istekler yoğunlaştıkça, anneye sahip çıkma dürtüsü ön plana çıktı ve gizli bir kıskançlıkla, babanızın tablodan çıkmasını dilediniz (Oidipus kompleksi). Bu Oidipus kompleksi, yani erkek çocukla babanın bu kıskanç ilişkisi gelişimin sonraki iki aşaması boyunca devam ederek 8 yaşa kadar sürebilir.

2-4 yaş Anal Dönem

Sözlü aşamadan sonra, aktif ve pasif dürtüler arasında bölünmüş sadist-anal aşama: Bir yanda kolayca gaddarlığa dönüşebilen hakimiyet dürtüsü; öte yandan skopofili dürtüsü (bakma sevgisi). Bu evre kabaca yeni bir oto-erotik nesneyle sınırdaştı: Freud’a göre, çocuğun dışkılamadan aldığı zevk, kendi başına bir şey yaratmaktan duyduğu zevkle bağlantılıdır; bu zevk, kadınlar için daha sonra çocuk doğurmaya aktarılır. Hatta çocukların dışkısından ayrılmak istememesi ile ortaya çıkan çocuktaki tuvalet problemleri bu döneme atıfta bulunur.

4-7 yaş Fallik Dönem

Sonunda, erkek üreme organı (ya da Freud’a göre genç kızda penisi temsil eden klitoris) birincil nesne aracı haline geldiğinde, fallik evreye girilir. Bu aşamada çocuk, hem dışarı atılmasında hem de tutulmasında zevkli olarak deneyimlenen idrara çıkma ile büyülenir. Bu evreyle bağlantılı travma, Oidipus kompleksinin çözümü için bu evreyi özellikle önemli kılan hadım etme travmasıdır. Bu süre zarfında, anneyi temsil etmenin sembolik yollarını bularak ve böylece anneden ayrılığı kontrol ederek ayrılık endişeleriyle (ve her şeyi kapsayan egoizmle) başa çıkmaya başlar insan. Ayrıca gerektiğinde bedensel tatmini ertelemeyi de öğrenir. Başka bir deyişle, ego gerçeklik ilkesini takip etmek ve zevk ilkesini kontrol etmek için eğitilir, ancak bu yetenek, gecikme döneminden geçene kadar tam olarak elde edilemez. Oidipus kompleksini çözerken insan, ya anne ya da babayla özdeşleşmeye başlar, böylece cinsel yöneliminin gelecekteki yolunu belirler. Bu özdeşleşme bir “ego ideali” şeklini alır ve bu daha sonra “süper-egonun” oluşumuna yardım eder: Ebeveyn işlevinin (Freud’un genellikle babayla ilişkilendirdiği) içselleştirilmesi ve sonunda vicdanda (ve duyularınızda) suçluluk tezahür eder.

7-12 yaş Gizlilik Dönemi

Bunu, cinsel gelişimin az ya da çok askıya alındığı ve önceki arzuları bastırmaya ve yüceltmeye konsantre olunan ve böylece gerçeklik ilkesinin takip edildiği uzun bir “gizlilik dönemi” izler. Bu aşamada, yavaş yavaş çocuk ebeveynlerinden (anneden uzaklaşarak ve babayla barışarak) veya bağımsızlığı öne sürerek (Arzulara babaya aşırı boyun eğerek karşılık verildiyse) özgürleşme yolunu seçilebilir. Ayrıca çocukluk egoizminin ötesine geçerek ve ve kendi egolarından vazgeçerek başkalarını nasıl seveceğini öğrendiğimiz dönemdir.

13 yaş sonrası Genital Dönem

13 yaşından itibaren (veya ergenlikten itibaren). Gecikme periyodundaki gelişim, son genital faza girilmesine izin verir. Bu noktada karşı cinsten üyeleri arzulamayı ve üreme içgüdüsünü yerine getirmeyi ve böylece insan türünün hayatta kalması sağlaması öğrenilir.

Çocukluğun erken dönem psikodramasını açıklamak için Freud, Sophokles’in Oidipus’un (bir kehanete göre kaderi annesiyle birlikte olmak ve babasını öldürmek olan) Oidipus’un hayatından kaçmaya çalıştığı dramatik bir eser olan Oidipus Rex’e döndü. Kader bu süreçte, farkında olmadan kaçınmaya çalıştığı şeyleri yapar. Bu nedenle Freud, Oidipus kompleksi terimini türetti. Herhangi birinin ilkel aşamalardan herhangi birinde tutuklanabileceğini veya yetersiz şekilde büyüyebileceğini ve bunun kişinin yetişkin yaşamında çeşitli semptomlara yol açabileceğini ileri sürer. (Bakınız fiksasyon ve regresyon.)

Yeri gelmişken belirtmekte fayda var, Feud’a yöneltilen eleştirilerden en önemlisi sadece erkek psikolojisi üzerinden çıkarımlarda bulunarak libidoyu, psikolojiyi ve psikoseksüel gelişimi açıklamasıdır. Freud bu eleştirilere “Benzer durumlar kadın içinde geçerlidir” diyerek cevap vermiştir.

Konuyla ilgili detaylı bilgi ve değerlendirme için iletişime geçebilirsiniz.

Derin Çocuk Ana sayfa

Yorum bırakın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Psikomotor gelişim becerileri Top atma etkinlikleri Bilişsel gelişim örüntü etkinliği Masa tenisi etkinligi Çocuklar yüzme etkinliği Denge ve spor etkinliği
Denge ve spor etkinliği Masa tenisi etkinligi Çocuklar yüzme etkinliği