İçeriğe geçmek için "Enter"a basın

Hidroterapi su terapisi

Hidroterapi su terapisi tedavisi; Kapalı ısıtmalı havuzumuzdaki uzman eğitmenler ve yüzme hocalarımız eşliğinde yapılan bir çeşit terapi yöntemidir. Hidroterapi yani su terapisi; Fiziksel motor çalışmaları,…

ABA Eğitimiyle Otizmi Birlikte Yeniyoruz

Sn. Prof. Dr. Binyamin Birkan ile Derin Çocuk Özel Eğitim ve Rehabilitasyon Merkezleri güç birliği sonucunda oluşturulan “BBA Akademi- Derin Çocuk Otizm İş Ortaklığı” çerçevesinde…

DUYU BÜTÜNLEME VE ERGOTERAPİ

Duyu bütünleme ve Ergoterapi insan olarak hayatımızı devam ettirmek için ihtiyacımız olan 7 duyunun yani, denge, beden farkındalığı ve uzuv hareketi, görme, işitme, duyma, dokunma, koklama ve tatma duyularının etkili bir şekilde kullanımını hedefleyen bir terapi şeklidir.

DUYU BÜTÜNLEME NEDİR


Duyu bütünleme mesleki performans ve duyusal bütünleştirici veya duyusal işleme bozukluğuna ilişkin sosyal katılımda zorluk çeken çocukların tedavisinde kullanılan bir yöntemdir.
1900’lü yılların son çeyreğinde Kalifornia üniversitesinden eğitim psikoloğu ve özel ihtiyaçları olan bireyler üzerindeki çalışmalarıyla bilinen Dr. Anna Jean Ayres tanımladı

Duyu bütünlemenin önemi hakkında konuşmadan önce tarihin en önemli antik çağ filozoflarından Aristotales’in şu sözlerinin zihnimizde çınlaması başlangıç için önemli.

Zihinde hiçbir şey yoktur ki öncelikle duyular tarafından algılanmamış olsun. Aristotales(MÖ 384 – 322)

İnsan duyularıyla algılar, düşünür ve öğrenir. Öğrenme süreçlerinin etkin bir şekilde gelişebilmesi için insanın aşağıda bahsi geçen 7 maddede sorun yaşamaması ve eğer bir sorun varsa uzman yardımıyla tedavi edilmesi gerçeğinden hareketle insan hayatında Özel eğitim ve rehabilitasyon süreçlerinin neye karşılık geldiği daha net görülebilir.

ERGOTERAPİ NEDİR

Ergoterapi daha ağırlıklı olarak kaba ve ince motor becerileri üzerine yoğunlaşan bir terapi biçimidir. Ergoterapide amaç bilişsel olmaktan ziyade denge ve egzersiz faaliyetleriyle, çocuğun kaba ve ince motor becerilerinin geliştirilmesi amaçlanır.


DUYULARIMIZ

  1. Görme duyusu

Görme duyumuz,göz merceğine vuran ışik demetinin kırılarak gözün içinde bulunan optik sinire(foto reseptörlere) ulaşması ile beyindeki görüntünün sağlanması ile oluşmaktadır.

  1. İşitme duyusu


İşitme duyumuz dışarıdan gelen ses titreşimlerinin sırasıyla Kulak kepçesi, kulak zarının titreşmesi ,östaki borusunu geçen orta kulak kemikleri(çekiç, örs, üzengi), oval pencere,kohlea sıvısı, basilar membran, corti organındaki reseptör tüylerin titreşmesi ve son olarak Vestibulokohlear sinirlerine( işitme sinirleri) geçmesiyle oluşur

  1. Dokunma duyusu


Deride bulunan doku reseptörlerin uyarım basıncını hissetmesiyle aksiyon potansiyeline bağlı olarak, sinir sistemlerindeki akson-dentrit bağlantılarına aktarılan sinyalin refleks ya da harekete dönüşme durumudur.

  1. Koklama duyusu


Burun boşluğunun beyne doğru olan üst kısmındaki koku reseptörlerinin beyne gönderdiği sinyaller neticesinde oluşmaktadır.

  1. Tatma duyusu


Dilin üzerinde çözeltinin sırasıyla tat tomurcuğu, gustatör hücre ve tat alma reseptörleri ile beyne iletilmesiyle oluşan duyudur.

  1. Denge duyusu


Kulak içindeki semisirküler kanallar(Başın açısal hareketlerini algılar), utriculus-sacculus (Boyun sabitken dikey ve yatay yer değiştirmesini algılar) ile otolitlerin hareketleri ile oluşan duyudur.

  1. Beden farkındalığı ve uzuv hareketi


Bedenimizdeki her organın konumunu, uzuvların hareketlerini örneğin yumruklarımızın sıkılı olması, bir bardağı tutarken suyu içme hareketi gibi hayati öneme sahip duyumuzdur.

Daha çok otizm ve down sendromu ile ilgili çalışmalarda bahsi geçmektedir.

Sayfa Başına Dön ⇑⇑⇑

Detaylı bilgi almak için bizimle iletişime geçebilirsiniz.

Dil konuşma terapisi eğitimi

Dil konuşma terapisi eğitiminde, konuşma gelişimini destekleme çalışmaları çok önemlidir. Dil ve Konuşma pratiğinin geliştirilmesinde, kritik öneme sahip bazı anahtar noktalar vardır. Anlama, görsel yardımlar,…

Otizm teşhisi konmuş bir çocuğun 4 yaşından sonra konuşmayı öğrenmesi mümkün mü?

Otizm tanısı genellikle 2 – 3 yaş sonrasında ailelerin fark edebildikleri bir farklılıktır. 4 yaşında otistik belirtiler gösteren bir çocukta konuşma mümkün olabilir.

Bunun için ABA terapi eğitimleri, dil konuşma terapileri, ergoterapi ve duyu bütünleme gibi çeşitli disiplinler bir araya getirilmektedir.
 
Konu hakkında daha detaylı bilgi vermeden önce otizm teşhisi konan her çocuğun kendine özgü yapılarının olduğunu ve bu nedenle uygulanan stratejilerin hepsinde aynı sonucu vermeyeceğinin bilinmesi gerekmektedir.

Her otistik bireyin iletişim kurmayı öğrenebilmesine rağmen bunun her zaman sözlü olmayabileceği, görselliği de kullanarak yaşamlarını iyi bir şekilde idame ettirebilen otistik bireylerin olduğunu unutmamak gerekir.

Duke Üniversitesi Otizm Merkezi Başkanı Geri Dawson ve Klinik Psikolog Lauren Elder tarafından kaleme alınan makalede Otizm teşhisi konan çocukların 4 yaşından sonra da konuşmayı öğrenebilecekleri ifade edilmektedir.


OTİZMDE İLETİŞİMİN 7 KRİTİK KURALI


Çocuğunuzu oyun ve sosyal etkileşime teşvik edin.

Çocuklar oyunlarla öğrenmektedirler ve bu dil öğrenimini de kapsamaktadır. Karşılıklı etkileşim halinde gerçekleştirilen oyun aktiviteleri siz ve çocuğunuzun iletişim kurabilmesi için keyifli fırsatlar sunacaktır. Çocuğunuzun keyif alacağı oyunlar geliştirerek sosyal iletişim fırsatları sunabilirsiniz. Örneğin şarkı söyleyip, tekerleme oynayabilirsiniz. Oyun sırasında çocuğunuzun karşısına geçerek göz seviyesinde pozisyon alın, bu pozisyon çocuğunuzun sizi görmesini ve duymasını kolaylaştıracaktır.


 
Çocuğunuzu taklit edin. 

Çocuğunuzun çıkardığı sesleri ve oyun davranışlarını tekrar etmeniz onu daha fazla ses çıkarması ve iletişime geçmesi için cesaretlendirecektir. Çocuğunuzda bu sayede sizi taklit edecektir. Örneğin çocuğunuz, oyuncak arabasını sürdüğünde siz de aynısını yapın, veya arabasını bir yere çarpıştırdığında siz de aynısını yapın; ancak arabasını fırlattığında bunu tekrar etmeyin.


Sözlü olmayan iletişime de odaklanın. 

Hareketler ve göz teması dil için birer temeldir. İletişim kurarken hem vücudunuzu hem de sesinizi kullanın; ancak vucut ile ses birbirlerini eş zamanlı tamamlamalıdır. Örneğin elinizle işaret ederek bak demelisiniz veya evet derken kafanızı aşağı hareket ettirin. Çocuğunuzun hareketlerine alkışlayarak, el açarak veya kollarına uzanarak karşılık verin. Eğer bir oyuncağa bakıyorsa veya işaret ediyorsa hemen ona uzatın.

Çocuğunuzun konuşması için süre tanıyın.

Acele etmeyin, çocuğunuzun konuşması için ona biraz süre tanıyın, hemen onu tamamlamak yerine umutlu bir şekilde bakarak motivasyonunu arttırın. Eğer herhangi bir ses çıkarır veya hareket yaparsa hemen karşılık verin. Bu, iletişim kurması için onu cesaretlendirecektir.
 

Dilinizi basitleştirin.

Bunu yapmanız çocuğunuzun sizi anlamasını kolaylaştıracak ve söylediklerinizi tekrar etmesine de yardımcı olacaktır. Eğer çocuğunuz hiç konuşmuyorsa, cümleler yerine sadece kelimelerle iletişim kurmaya çalışın. Çocuğunuz bazı kelimeleri konuşabiliyorsa kelime öbekleri ile konuşun, örneğin topu at, kapıyı aç vb.

Çocuğunuzun ilgisini takip edin. 

Çocuğunuzun konsantrasyonunu bozmak yerine, onu kelimelerle takip edebilirsiniz. Örneğin oyuncak arabasını aldığında siz de araba diyerek onu kelimelerle destekleyin. Bu onun kelime-obje bağlantısını kurmasını sağlayacaktır


 İletişimi görsellerle destekleyin.

Teknolojik yenilik ve görsel destek bazen konuşmanın önüne geçebilmektedir. Örneğin dokunmatik ekranlarda resimlere dokunarak kelime üreterek istek ve düşüncelerini ifade edebilecektir.

Call Now ButtonCanlı Destek