Etiket arşivi: otizm-nedir

Otizmin Bebeklerde Ay Ay periyodik gözlemleri

Otizm spektrum bozukluğu periyodik gözlemleri

Otizm spektrum bozukluğu erken belirtisinin zamanlaması ve şiddeti büyük ölçüde değişiklik arz eder.
Otizm spektrum bozukluğunda bazı bebekler ilk aylarında ipuçları gösterirken diğerlerinde semptomlar 2 veya 3 yaşında ortaya çıkabilir.
Otizm spektrum bozukluğu olan çocukların hepsi tüm belirtileri göstermez, bazen de otizm spektrum bozukluğu olmayan çocuklar bazı otizm belirtileri sergileyebilirler. İşte bu yüzden bebeklerde otizm belirtilerinde profesyonel değerlendirme çok önemlidir.

Bu anlamda rehabilitasyon merkezleri önemli bir işlev yürütmektedirler , otizm konusunda farkındalık yaratmak ve tedavi yöntemleriyle ailelere yardım noktasında günümüzde kullanılan ABA teknikleri aileler için yol gösterici olmaktadır . Çocuğunuz aşağıdakilerden herhangi birini sergiliyorsa, lütfen bir uzmana başvurmaktan çekinmeyin. Unutmayın ki erken teşhis kalıcı çözümler sunabilmektedir. bu makale ailelere yol göstermek için bir ışık yakma anlamında paylaşılmaktadır , detaylı bilgi için Kurumumuz Derinçocuk Özel Eğitim ve Rehabilitasyon ile iletişime geçebilirsiniz .

Sevgilerle …

Aşağıda yapılan sınıflandırma çocuğunuzun otizm spektrum bozukluğu riski altında olup olmadığını gösterebilir.

BEBEKLERDE AY AY OTİZM BELİRTİLERİ

Otistik belirtiler gösteren küçük bebeklerde bazı davranışlar ipucu olarak değerlendirilebilir. Bu kritik önemdeki ipuçlarına dikkat ederek bir uzman desteğine ihtiyacınız olup olmadığını öğrenebilirsiniz.

6 aya kadar bebeklerde belirtiler

Çok az veya hiç gülümsememek ya da diğer sıcak ve neşeli ifade eksikliği Sınırlı veya hiç göz kontağı kurmamak

9 aya kadar bebeklerde belirtiler

Seslere, gülümsemelere ve diğer yüz ifadelerine çok az veya hiç tepki vermemek

12 aya kadar bebeklerde belirtiler

Az babıldamak veya hiç babıldamamak İşaret etmek, göstermek, ulaşmaya çalışmak veya el sallamak gibi davranışların azlığı veya olmaması İsmine az veya hiç tepki vermeme

16 aya kadar bebeklerde belirtiler

Çok az ya da hiç kelime kullanmama

24 aya kadar bebeklerde belirtiler

Çok az ya da hiç anlamlı, iki kelime öbekleri kullanmama (taklit ya da tekrarlama dahil değil)

Her yaşta

  • Daha önce edinilen konuşma, babıldama veya sosyal becerilerin kaybı.
  • Göz temasından kaçınma
  • Dikkat eksikliği, dehb belirtileri
  • Yalnızlığı tercih etme
  • Diğer insanların hislerini anlamada zorluk
  • Dil gelişiminde gecikme
  • Kelimelerin veya cümlelerin sürekli tekrarı yani ekolali(echolalia)
  • Çevredeki küçük değişikliklere karşı direnç
  • Kısıtlı ilgi alanları
  • Tekrarlayan davranışlar
  • Sese, kokuya, tatlara, ışığa veya renklere karşı aşırı tepkiler.

ANASAYFA

Otizmin Bebeklerde Ay Ay periyodik gözlemleri yazısına devam et

Yaygın Gelişimsel Bozukluklar Destek Eğitimi

YAYGIN GELİŞİMSEL BOZUKLUK NEDİR?


Dsm 5 kitapçığı ile tanımı değiştirilen nörogelişimsel hastalıkların tarif edildiği kişiyi sosyal çevresinden soyutlayan ve iletişim becerilerini kısıtlayarak, dil ve konuşma becerilerinde görünür sorunlara yol açan hastalıklar bütününe verilen bir çerçeve isimdir.

Otizm, Rett Sendromu, Çocukluğun Dezintegratif Bozukluğu, Asperger Sendromu ve Atipik Otizm (başka türlü adlandırılamayan bozukluk) olarak tanılanmaktadır ve 2013 yılında tanım değişikliğine uğrayarak DSM V ile yeniden tanımlanmıştır.

Asperger sendromu dil ve konuşmada daha az soruna yol açtığı için otizm spektrum bozukluğu skalasından çıkartılarak tamamen ayrı bir sınıfta tanımlanmış.

Atipik otizm, otizmin karakteristik özelliklerini belli belirsiz tanımladığı ve çok hafif seyrettiği için için kavram kargaşası yaratmaması için tanım olarak kadırılmış ve otizm 3 ana sınıfa ayrılmıştır.(ağır, orta ve hafif otizm)

YAYGIN GELİŞİMSEL BOZUKLUK NEDİR?

  • Otizm
  • Rett sendromu
  • Çocukluğun dezintegratif bozukluğu
  • Asperger sendromu
  • Atipik otizm


OTİZM


Yaşamın erken dönemlerinde başlayan ve yaşam boyu süren, sosyal ilişkiler, iletişim, davranış ve bilişsel gelişmede gecikme ve sapma gibi özellikler gösteren nöropsikiyatrik bir bozukluk olarak kabul edilmektedir.

Yaygın gelişimsel bozuklukların en iyi bilineni otizm ( İnfantil otizm olarak da bilinir.) olup karşılıklı sosyal etkileşimde, sözel iletişimde bozukluklar ve basmakalıp stereotipik davranış örüntüsü ile karakterizedir. İnfantil otizm kavramı ilk kez Leo Kanner tarafından 1943 yılında tıp literatürüne kazandırılmış ve 1980’e kadar bu terim kullanılmıştır. Otizm terimi, zaman içinde yerini, otizm spektrum bozuklukları (ASD-Autism Spectrum Disorders) terimine bırakmıştır. Otizm spektrum bozuklukları, yaygın gelişimsel bozukluklarla (Pervasive Developmental Disorders-PDD) eş anlamlı olup ileri düzeyde ve karmaşık bir gelişimsel yetersizlik anlamında kullanılmaktadır. Otizm ise bu sınıflandırma altında yer alan kategorilerden yalnızca biridir. Otizm spektrum bozukluğunun nörolojik nedenlerden kaynaklandığı sanılmaktadır. Otizm spektrum bozukluğu tanılı bireylerin önemli bir bölümünde (yaklaşık %35), beyindeki anormal elektrik hareketlerine bağlı olarak nöbet, istemsiz hareketler, bilinç yitimi vb. 5 nörolojik sorunlar da görülebilir. Otizm spektrum bozukluğu bir ruh hastalığı değildir, ancak belirtileri bazı ruh hastalıklarını çağrıştırabilir.

RETT SENDROMU


İlk defa Dr. Andreas Rett tarafından tanımlanmış, Dr. Bengt Hagberg ve çalışma arkadaşları tarafından 1983 yılında yayınlanan raporla, bir hastalık olarak dünya çapında tanınmıştır.

Rett Sendromu (RS), dünyada çeşitli ırklarda ve etnik gruplarda, özellikle kız çocuklarında görülen nörolojik bir rahatsızlıktır.

Bu sendromun, erkeklerde de görülebileceği bilinmektedir, fakat erkeklerde görüldüğünde bu bebeklerde genellikle düşük, doğum anında ölüm veya anne karnında erken ölüm gibi durumlar ortaya çıkmaktadır.

RS’li çocuklar, 6-18 aylık olana kadar normal veya normale yakın bir gelişim gösterirler. Bu süreden sonra çocuk, geçici durgunluk veya gerileme sürecine girer, iletişim kurma becerisini yitirir ve ellerini birbirine kenetler. Hemen ardından stereotipik el hareketleri, yürüyüş bozuklukları ve kafa gelişiminde gözle görülebilir bir yavaşlama ortaya çıkar. Nöbet geçirme, uyanıkken düzensiz soluk alıp verme gibi problemlerle de karşılaşılabilir.

ÇOCUKLUĞUN DEZİNTEGRATİF BOZUKLUĞU


Doğumdan itibaren en az iki yıl tamamen normal gelişim kaydedilir.

Belirtiler sıklıkla 3-4 yaş arası görülmeye başlar. Bu tanıyı koyabilmek için belirtilerin 10 yaştan önce gelişmiş olması gerekir.

Ağır mental retardasyonla ve lokodistrofiyle (ilerleyici çocuk nörolojisi hastalıkları) birlikte görülmektedir. Ayrıca epilepsiye rastlama olasılığı da sıktır.

Başlangıç ani veya dereceli olabilir. İlk bulgular, aktivitede artış, huzursuzluk ve anksiyetedir. Daha sonra konuşma ve diğer yetilerde kayıplar kaydedilir, klinik tablo platoya erişir ve sonraki gelişim sınırlı olabilir. Eğer ilerleyici bir nörolojik bozukluğun sonucu olarak ortaya çıkıyorsa klinik tablo kötüleşme hatta ölümle sonuçlanabilir. Bu psikoza “heller demansı” veya “infantil demans” da denilmektedir. Otizmdeki gerilemeyle ilişkisi tartışmalıdır. Genelde, nöroloji kliniklerinde yataklı tetkiklerle teşhis edilir.

Öncesinde normal işlev gören çocuğun 3-4 yaşlarında başlayan zekâ, dil ve sosyal işlevlerinde birkaç ay içinde gelişen deteryasyon (yıkım)’dur. Tahminen otistik bozuklukların 10’da birinde sıklıkta gözlenir.

Erkek/kız oranı 4-8/1’dir. Sebep bilinmiyor. Konvulzif sendromlar, tuber sklerozis ve çeşitli metabolik hastalıklarla birlikte bulunabilmektedir.

ASPERGER SENDROMU


Tipik olarak otizmli bireylerde görülen sosyal ilişki ve iletişim sorunlarının yanı sıra sınırlı ilgi alanı görülür.

Çok sınırlı konularda ve dar çerçeveli alanlarda derin bilgilere sahiplerdir, bu nedenle bu çocuklara “küçük profesör” yakıştırması yapılır. Otizmden farklı olarak zamanında konuşmaya başlarlar; aşırı bilgiçlik ve el becerilerinde özel sorunlar görülür. Bu çocuklar normal veya üstün zekâya sahiptirler. Mekanik oyuncaklara çok düşkündürler ve ilgi alanı sınırlı olan insanlarla daha iyi yakınlık kurarlar.

Amaçsızca birtakım nesneleri toplayabilirler, öz bakım sorunları yoktur. Erişkinlikte ise kurallara sıkıca bağlı, soğuk ve mesafeli insanlar olarak tanınırlar.

Bu bireylerin sosyal hayatında, genelde bir tane çok yakın arkadaşları vardır ve bu kişinin de sıklıkla dar, kısıtlı ilgi alanı vardır.

Duygusal hayatında hep akılcı ve heyecansız yorumlamalara sahiptir, davranış sorunları görülebilir, jest, mimik ve vücut dilini kullanmada sorunları vardır. [Frith, 12 1991].

Bu sendromda genetik ilişki sıklıkla baba ve oğul arasında kurulur. Otizm ve Asperger Sendromu birbirine dönüşebilir bir nitelik taşır.

Asperger Sendromu’nun klinik özellikleri şöyle sıralanabilir:

Normal dil gelişimi, normal zekâ ve hatta bazen üstün zekâya sahip olma, beceriksizlik, bilgiççe, ders veriyormuş gibi konuşma tarzı, antisosyal şiddet içeren davranışlar görülmektedir. Görülme sıklığı 1000’de 1’dir. Erkeklerde 2-4 kat daha fazladır. Tanı genelde 5 yaş civarında konabilir. Dikkat Eksikliği ve Hiperaktivite Bozukluğu ve depresyonla eş zamanlı görülür. Özellikle dede ve babalardan ailevi geçiş görülür.

ATİPİK OTİZM


Atipik otizm, dil ve sosyal iletişimle ilgili sorunlar, dilin amaca yönelik kullanımındaki sorunlar, aşırı çekingenlik, aşırı utangaçlık, gündelik ve özel yaşamında belli ilkelere aşırı katı yaklaşım ve bağlılık gibi durumlarla ilişkili olarak göz önüne alınabilir.

Bazı kişilik tipleri ve bozuklukları (şizoid kişilik, şizotipal kişilik, çekingen kişilik) yine atipik otizmle ilişkili olabilir, fakat farklar vardır. Örneğin, şizoid kişilikler toplumsal ilişkileri anlar, özellikle istemezler.

Buna karşın otizmli bireylerde ilişki kurma arzusu olduğu, ama beceremedikleri ileri sürülmüştür.

Bunun ile birlikte otizm ve otistik çocuklar için aba terapileri eğitimlerimiz devam etmektedir şu nokta unutulmamalıdır ki bir insanın toplumdaki yeri kendini ifade edebilmesi ile doğru orantılıdır bu anlamda genellikle nörogelişimsel bozukluklar sonucu ortaya çıkan dikkat eksikliği ve hiperaktivite bozukluğu, asperger, disleksi gibi sorunların yanında duyu bütünleme, öğrenme güçlüğü eğitimleri, dil ve konuşma terapileri ve özellikle erken çocukluk dönemindeki otistik çocuklar için ABA terapileri aile ve çocuk için hayati öneme sahiptir.

İstanbul Bahçelievler ve İstanbul bağcılar şubelerimizden gerekli bilgi alabilir bizimle iletişime geçebilirsiniz.

Sevgilerle…

Sayfa başı ↑

ANASAYFA

Otizm, Asperger sendromu, Rett sendromu, Atipik otizm

KAYNAKÇA: T.C. MİLLÎ EĞİTİM BAKANLIĞI ÖZEL ÖĞRETİM KURUMLARI GENEL MÜDÜRLÜĞÜ ÖZEL EĞİTİM VE REHABİLİTASYON MERKEZİ YAYGIN GELİŞİMSEL BOZUKLUKLAR DESTEK EĞİTİM PROGRAMI MEVZUATI

Otizm İstatistikleri, Görülme sıklığı verileri

OTİSTİK ÇOCUKLAR İSTATİSTİKLER


OTİSTİK ÇOCUKLAR GÜNCEL İSTATİSTİKLERİ


Otistik çocuklar için güncel istatistik verileri ve görülme sıklığı ile ilgili makaleye geçmeden önce ilk önce otizm nedir? otizmin belirtileri ve otizmin özellikleri nelerdir önce onları inceleyelim.

OTİZM NEDİR?


Otizm genetik, çevresel faktörler ve bağırsak florasıyla yakından ilişkilendirilen anne ve çocukta beslenmeden kaynaklı ağır metal birikimi ve ilerleyen yaş babalık konularıyla da yakından ilişkili olarak ortaya çıktığı düşünülen ancak kesin nedeni moleküler genetik çalışmalar ile hala araştırılan bir hastalık.

OTİZM BELİRTİLERİ NELERDİR?


Çocuklarda ve yetişkinlerde sosyalleşme sorunları, tekrarlı ve takıntılı davranışlar, dil ve konuşmada güçlükler ile karakterize olan bir hastalıktır. Bir spektrum bozukluğu olarak tarif edildiğinden hafif, orta ve ağır olmak üzere 3 dereceye ayrılmaktadır.

OTİSTİK ÇOCUĞUN ÖZELLİKLERİ NELERDİR?


Otistik çocuklar başka insanlar ile iletişim kurma ve onlarla etkileşimde güçlük yaşamaktadırlar.
Otistikler sürekli devam eden sosyal adaptasyon sorunları yaşamaktadırlar.
Otizmli çocuklar tekrarlayan davranışlar ve sınırlı ilgi alanları veya faaliyetler ile ilgili sorunlar yaşamaktadırlar.
Tipik olarak yaşamın ilk iki yılında teşhis edilebilen belirtiler mevcuttur.
Bireyin sosyal olarak, okulda, işte veya yaşamın diğer alanlarında işlev göstermesine zarar veren belirtiler mevcuttur.


OTİZMDE GÜNCEL İSTATİSTİKLER


Ek bilgiler NIMH Sağlık Konuları sayfasında Otizm Spektrum Bozukluğu ve Hastalık Kontrol ve Önleme Merkezleri (CDC) Otizm Spektrum Bozukluğu web sayfasında bulunabilir.

Otizm spektrum bozukluğu (OSB ya da Autism Specturum Disorder ) için yaygınlık verileri, CDC’nin Otizm ve Gelişimsel Engellilik İzleme Ağından gelmektedir .

Aşağıdaki tablo, en son ADDM Ağı yaygınlık tahminlerinden (Mart 2020’de yayınlanmıştır) verileri göstermektedir .

Veriler, 2016 yılında Amerika Birleşik Devletleri’nin 11 bölgesinde yaşayan 8 yaşındaki çocukların sağlık ve özel eğitim kayıtlarından toplanmıştır.

CDC gözetim sahalarında, her 54 (% 1.9) çocukta ortalama 1’in 2016 yılında otizm hastalığı tespit edildi.

Otizmli erkeklerde (% 3.0) kızlara (% 0.7) göre 4.3 kat daha yaygındır.

Otizmin tüm ırk ve etnik gruplarda meydana geldiği bildirilmektedir.

  • Yüzde (yani, 100 başına oran) NIMH ile hesaplanmıştır.
    ** Lütfen aşağıdaki yaş ile ilgili ölçüm uyarılarına bakınız.
    *** Diğer tüm gruplar İspanyol değildir.

Veri kaynakları
Maenner MJ, Shaw KA, Baio J, vd. 8 Yaşında Çocuklar Arasında Otizm Spektrum Bozukluğu Yaygınlığı – Otizm ve Gelişimsel Yetersizlik İzleme Ağı, 11 Bölge, Amerika Birleşik Devletleri, 2016. MMWR Surveill Summ 2020, 69 (No. SS-4): 1-12. https://www.cdc.gov/mmwr/volumes/69/ss/ss6904a1.htm

ADDM Ağ ABD’nin farklı bölgelerde yaşayan otizmli çocukların ve diğer gelişimsel engelli sayısını tahmin etmek CDC tarafından finanse programların bir gruptur. ADDM Ağı yaygınlık tahminleri 2016 yılında ABD’nin 11 bölgesinde yaşayan 8 yaşındaki çocukların sağlık ve özel eğitim kayıtlarından toplanan verilere dayanmaktadır.

Ölçüm Uyarıları


Otizmin(Asd ya da Osb) görülme sıklığı(prevalansı) tahminleri duruma göre değişir. Nihai sayılar yalnızca ADDM Ağında bulunan eyaletlerin ortalamalarını temsil eder. Bu veriler, ABD’nin otizm için yaygınlık oranına uygulandığı şeklinde yorumlanamayabilir.
Veriler sadece 8 yaşındakiler için toplanmıştır. Bu veriler tahmin edilemez ve diğer yaş grupları için uygulanmayabilir
Otistik istatistikler
Otistik çocuklar güncel istatistik verileri
.

ANASAYFA

Otizm spektrum bozukluğu olan özellikle okul öncesi otistik çocuklar yanında disleksi, dikkat eksikliği, duyu bütünleme, asperger sendromu, uzman fizyoterapist eşliğinde evde fizik tedavi hizmetlerimiz devlet destekli, servisli ve ücretsiz olarak devam etmektedir.

Daha fazla bilgi için iletişime geçebilirsiniz.

Sevgilerle…

Özel Derin Çocuk Özel Eğitim ve Rehabilitasyon Merkezleri

Otizm İstatistikleri, Görülme sıklığı verileri yazısına devam et

Otizm nedir? Belirtileri, Atipik, Otistik ünlüler

Otizm nedir? Belirtileri nelerdir? Atipik, yalancı otizm, yarı otistik kavramları nedir? Tedavi süreçleri nelerdir? Bebeklerde otizm belirtileri nelerdir? 10 soruda otizm

Tuvalet eğitimi, Aba davranış terapileri ile ilgili merak edilen sorularla ilgili cevapları bulabileceğiniz makalemizde ilave olarak otizm testi, asperger sendromu, kavramlarının açıklamasını bulabileceksiniz.

Dünyada uzman kabul edilen insanların tavsiyeleri, otorite olarak gösterilen bilim insanlarının tanımlamalarıyla konuyu 10 maddede inceliyor, sorulara cevaplar arıyoruz.

İçindekiler

OTİZM NEDİR?


Otizm(OSB, ASD) otistik çocuklarda sosyal davranış problemleri ortaya çıkaran nörogelişimsel bozukluğa verilen isimdir.

Yapılan çalışmalarda genlerin silinmesine, değişmesine bağlı mutasyonlar sonucu vücudun çeşitli gelişim aşamalarında gerekli olan proteinlerin, otizmli bireylerde eksik üretilmesi ya da hiç üretememesi ile ilişkilendirilmektedir.

Bununla birlikte çevresel ve hormonal faktörlerden dolayı ortaya çıktığı düşünülmektedir.

Genetik faktörler

Aile ve ikiz bebek çalışmaları çocukların %10’unun Otizm tanısı aldığını göstermektedir. Yani ailede otizmli bir kardeş varsa doğacak olan diğer kardeşin otizmli olma ihtimali 25 kat artmaktadır. İkiz çalışmalarına göre tek yumurta ikizlerinde(monozigotik) %60-90 , çift yumurta ikizlerinde(dizigotik) ise %0-24 arasında otizm olma ihtimali bulunmaktadır.(2)

Çevresel faktörler

  • İlerleyen ebeveyn yaşı
  • Hava kirliliğine ya da doğum öncesi bazı pestisitlere maruz kalmak
  • Obezite, diyabet ve bağışıklık sistemi bozuklukları
  • Düşük doğum ağırlığı
  • Bebeğin beyninde oksijen yoksunluğuna bağlı herhangi bir doğum zorluğu
  • İnsektisitler gibi böcek ilaçlarının meyve ve sebzelerle vücuda yoğun alımı (3)

Hormonal faktörler

  • Erkek hormonlarını(Testesteron) aşırı üretme eğiliminde olan kadınlarda otizm daha fazla görülmektedir. (4)
  • Doğum öncesi kadınlardaki obezite yani yüksek vücut kütle indeksi otizm riskini 1,3 kat arttırdığı sonucuna ulaşan çalışmalar mevcut ancak bu çalışmalara temkinli yaklaşmakta fayda var.
  • Çünkü hamilelikte kilo alınması zaten olası bir durum ve bir kriter olarak değerlendirmek tam açıklayıcı olmayabilir.

İçindekiler ▲

OTİZM ÇEŞİTLERİ


YENİ TANIM

2013 yılında DSM5 kitapçığı ile belirlenen otizm kriterlerini ifade eder.

Hafif otizm


Karakteristik otistik davranış belirtilerinin çok azı vardır, hafif seyreder. Uzman desteği otistik davranışlar gösteren çocuğun sosyal becerileri için iyi olabilir.

Orta derece otizm


Karakteristik otistik davranış belirtilerinin birçoğu vardır. Uzman desteği gereklidir, eğer okul öncesi yaşlarda müdahale edilebilirse otistik davranış belirtileri gösteren çocukta olumlu gelişmeler sağlanabilmektedir.

Ağır otizm


Karakteristik otistik davranış belirtilerinin birçoğu vardır. Uzman desteği gereklidir.

Özellikle okul öncesi yaşlarda eğitim, sonraki süreçte doktor gözetiminde ilaç takviyesiyle desteklenebilirse olumlu gelişmeler sağlanabilmektedir.

Destek alınmazsa ileride ciddi sosyal, akademik, iletişim sorunları görülme ihtimali yüksektir.

ESKİ TANIM

2013 yılından önceki DSM4 kitapçığı ile yapılan tanımları ifade eder.

Otizm


Önemli dil gecikmeleri, sosyal iletişim sorunları, sıradışı davranışlarla sıradışı ilgi alanları vardır.

Asperger sendromu


Daha hafif otistik bozukluk belirtileri vardır. Sosyal iletişim zorlukları, sıra dışı davranışları ve ilgileri olabilir.

Empati yetenekleri düşük olabilir ancak, genellikle dil veya zihinsel engel sorunlar yoktur. Hatta deha düzeyinde belirti gösteren pek çok ünlü isim bilinmektedir.

Atipik otizm(Hafif otizm)


Tipik belirtiler göstermeyen atipik otizm nedir? Atipik belirtisi nelerdir gibi sorular güncelliğini korumakla birlikte aslında tanım olarak güncelliğini kaybetmiştir.

Genellikle otistik davranış bozukluğu olanlara göre daha hafif semptomlara sahiptir.

Belirtiler sadece sosyal ve iletişim sorunlarına neden olabilir. “Atipik otizm” veya PDD-NOS ya da yarı otistik olarak tanımlanırlar.

2013 yılında yayınlanan Dsm5 kitapçığıyla, otizm tanımından çıkarılmıştır.

İçindekiler ▲

OTİZM BELİRTİLERİ


Bebekler seslere yönelerek, parmağınızı kavrayarak iletişim kurarlar

2 ila 3 aylıkken belirtiler

Gülümseyerek bir şekilde sizinle iletişim kurmaya başlarlar. Buna karşılık, otizm spektrum bozukluğu(OSB, ASD, autism spectrum disorder) belirtileri gösteren otistik çocukların çoğu, insanlarla iletişim kurma zamanı güçlük çekmektedirler.


8 ila 10 aylıkken belirtiler

Otistik belirti gösteren bebekler, isimlerine cevap vermeme, insanlara olan ilginin azalması gibi bazı belirtiler gösterirler.

Yürüme çağında

  • Otizmli birçok çocuk, yaşıtlarıyla oyun oynamakta zorluk çeker, başkalarının eylemlerini taklit etmez, yalnız oynamayı tercih ederler.
  • Ebeveynlerinin öfke ya da şefkatlerine, alışılmış yollarla tepki vermeyi başaramazlar.
  • Bakışların kenetlenmesine karşı kayıtsızlık
  • Adı söylendiğinde tepki vermemek
  • Bebek, çocuk oyunlarına kayıtsızlık
  • Parmak ucunda yürümeye çalışmak,
  • Tekrarlı şekilde sallanmak
  • Dönen nesnelere karşı duyulan aşırı ilgi
  • Konuşmada yaşanan gerilikler
  • Otizmli çocuklar, onlara şakayla karışık temas edilmesi durumunda, niyet iyi olsa da ürkütücü bulabilir veya hiç tepki vermeyebilirler.
  • Olağandışı tekrarlanan davranışlarla kısıtlı bir faaliyet alanına girme eğilimi
  • Ortak tekrarlanan davranışlar, el çırpma, sallanma, zıplama ve dönme, nesneleri düzeltme.
  • Anlamlı, anlamsız sesleri, sözcükleri tekrarlama(echolalia, ekolali) şeklinde görülebilir.
  • Merak edilen Ekolali nedir? Teşhis, tedavi ve türleri, konuşma güçlüğü konusundaki makalemizden detaylı bilgi alabilirsiniz.

İçindekiler ▲

BEBEKLERDE OTİZM BELİRTİLERİ NELERDİR?

Bebeklerde Otizm belirtileri. Çocuklarda Otizm belirtileri. 2 yaş, 3 yaş, 4 yaş, otizm belirtileri


Bebeğinizin davranışlarını takip ederek onun ilk doktoru, öğretmeni olmalısınız. Otizmin, erken yaşlarda teşhisiyle birlikte tedavi edilebildiğini aklımızdan çıkarmayalım.

Nesnelere sabitlenme, göz temasından kaçınma, dış uyaranlara tepkisizlik ve peekaboo tarzında ki bebek oyunlarına tepkisi istenilen düzeyde değilse derhal bir uzmana başvurunuz.

Aylık otizm belirtileri şunlardır

Bebeklerde – çocuklarda otizm belirtileri

6 aya kadar otizm belirtileri


Çok az gülümsemek, hiç gülümsememek, sıcak ve neşeli ifadelerin eksikliği

Sınırlı göz kontağı kurmak, hatta hiç kurmamak.

9 aya kadar otizm belirtileri


Seslere, gülümsemelere ve diğer yüz ifadelerine çok az tepki vermek hatta hiç tepki vermemek

12 aya kadar otizm belirtileri


Az babıldamak veya hiç babıldamamak.

İşaret etmek, göstermek, ulaşmaya çalışmak veya el sallamak gibi davranışların azlığı hatta hiç olmaması.

İsmine az tepki vermek hatta hiç tepki vermemek.

16 aya kadar otizm belirtileri


Çok az kelime kullanmak hatta hiç kullanmamak

24 aya kadar otizm belirtileri


Çok az anlamlı kelime, ikili kelime öbekleri kullanmak hatta hiç kullanmamak (taklit ya da tekrarlama dahil değil).

Her yaşta otizm belirtileri


Daha önce edinilen konuşma, babıldama veya sosyal becerilerin kaybı

Göz temasından kaçınma

Yalnızlığı tercih etme

Diğer insanların hislerini anlamada zorluk, empati eksikliği

Dil gelişiminde gecikme

Kelimelerin veya cümlelerin sürekli tekrarı (ekolali)

Çevredeki küçük değişikliklere karşı direnç

Kısıtlı ilgi alanları

Tekrarlayan davranışlar

Sese, kokuya, tatlara, ışığa veya renklere karşı aşırı tepkiler.

Otizmin Bebeklerde Ay Ay periyodik gözlemleri böyledir ve aileler eğer dikkatli ve bilinçli davranabilirse, okul öncesi yaşlara kadar bir çok olumsuz davranış, ilaçsız eğitim terapileriyle tedavi edilebilmektedir.

Bebeklerde ve küçük çocuklarda 24 aylığa kadar olan süreçte otizm belirtileri böyledir. Peki 24 aydan sonra ki belirtiler nelerdir? 3 yas otizmi nedir? Bebeklerde ve çocuklarda otizm belirtileri nelerdir? gibi sorulara ilgili bağlantımızdan ulaşabilirsiniz.

İçindekiler ▲

OTİZMİN EĞİTİMLE TEDAVİSİ


Otizm tedavisinde, ABA terapisi (UDA uygulamalı davranış analizi) modelinde, davranış tekniklerinin otizm belirtileri gösteren çocuk üzerindeki etkilerini incelenir.

Aba eğitim terapi tekniklerinde amaç kişiyi modele değil modeli kişiye uyarlamaktır. Bunun sonucunda uygulanan metotların çocuk üzerindeki etkileri araştırılarak değiştirilir, geliştirilir ya da uygun tepki alındıysa devam edilebilir.

Olumlu davranışların geliştirilmesi Aba terapi eğitiminde temel hedeftir, olumsuz davranışların değiştirilmesi strateji olarak belirlenir.

‘Aba terapi'(Uygulamalı davranış analizi, UDA) eğitimi bugün bütün dünyada, otistik belirti gösteren çocuklar, bebeklerde okul öncesi yaşlarda kullanılması tavsiye edilen yegane tekniktir.

Çünkü tarafsız akademik birimler yani üniversiteler tarafından ABA terapi(UDA, Uygulamalı davranış analizi, Applied behavior analysis)) araştırma kurumları tarafından otizmin tedavisi konusunda etkinliği kanıtlanmış tek yöntem olarak kabul edilmektedir.

ABA terapi’ nedir?

‘Aba terapi’ konusunda uluslararası akademik yayınların işaret ettiği istatistiklere göre müfredat sürekliğinin devamına müdahale eden davranışlar sergileyen çocuklar için ‘ABA terapi’ eğitimi devlet okulu sistemlerinde çok başarılı olmuştur. Mueller, Michael M; Nkosi, Ajamu; Hine, Jeffrey F (2011). “Otistik çocuklar Devlet Okullarında Fonksiyonel Analiz: 90 Fonksiyonel Analiz Özeti”

Özetle Aba otizm eğitimi nedir?(Applied behavior analysis) konusunda merak edilenleri bulabileceğiniz makalemiz, aileler için faydalı olabilir.

Otizm tedavisi neden önemlidir?

Otizmin aileler üzerindeki etkilerini araştıran bir başka çalışmadaysa otizmin aile ilişkilerini %53, kardeşlerin yaşam kalitesini %62, ailelerin sosyal ve ekonomik olarak %60,4 oranında etkilediği bildirilmiştir.(1)

Yapılan bir başka çalışmada göstermektedir ki Amerika’da otizmin yıllık maliyeti 250 milyar dolardır. Ülkemizde ve dünyada otizm sonucu bireylerin toplumdan soyutlanması, aileyle birlikte sosyal yapının bozulmasına, psikolojik sorunlara yol açmaktadır.

İçindekiler ▲

4 YAŞ ÜSTÜ KONUŞMA MÜMKÜN


Konu hakkında daha detaylı bilgi vermeden önce otizm teşhisi konan her çocuğun kendine özgü karakter yapılarının olduğunu bu nedenle uygulanan stratejilerin hepsinde aynı sonucu vermeyeceğinin bilinmesi gerekmektedir.

Yaş, eşlik eden hastalıklar, spektrum skalasındaki derecesi gibi Pek çok faktörün etkili olmasından dolayı her çocuk kendi özel durumuyla değerlendirilmelidir.

Her otistik bireyin iletişim kurmayı öğrenmesine rağmen bunun her zaman sözlü olmayabileceği, görselliği de kullanarak yaşamlarını sağlıklı olarak devam ettirebilen otistik bireylerin olduğunu unutmamak gerekir.


4 Yaş sonrası otistik çocuklarda konuşma mümkün mü?


Duke Üniversitesi Otizm Merkezi Başkanı Geri Dawson, Klinik Psikolog Lauren Elder tarafından kaleme alınan makalede otizm teşhisi konan çocukların 4 yaşından sonra konuşmayı öğrenebilecekleri ifade edilmektedir.

Otizmlilerin konuşması hakkında 7 kritik tavsiye


Çocuğunuzu oyun ve sosyal etkileşime teşvik edin

Çocuklar oyunlarla öğrenmektedirler bundan dolayı dil öğrenimini de kapsamaktadır. Karşılıklı etkileşim halinde gerçekleştirilen oyun aktiviteleri sizinle, çocuğunuzun iletişim kurabilmesi için keyifli fırsatlar sunacaktır.

Çocuğunuzun keyif alacağı oyunlar geliştirerek sosyal iletişim fırsatları sunabilirsiniz. Örneğin şarkı söyleyip, tekerleme oynayabilirsiniz. Oyun sırasında çocuğunuzun karşısına geçerek göz seviyesinde pozisyon alın, bu pozisyon çocuğunuzun sizi görmesini ve duymasını kolaylaştıracaktır.


Çocuğunuzu taklit edin

Çocuğunuzun çıkardığı sesleri ve oyun davranışlarını tekrar etmeniz onu daha fazla ses çıkarması, iletişime geçmesi için cesaretlendirecektir.

Çocuğunuzda böylelikle sizi taklit edecektir. Örneğin çocuğunuz, oyuncak arabasını sürdüğünde siz de aynısını yapın, hatta arabasını bir yere çarpıştırdığında siz de aynısını yapın; ancak arabasını fırlattığında bunu tekrar etmeyin.


Sözlü olmayan iletişime odaklanın

. Hareketler ve göz teması dil için temelidir çünkü öğrenme için “dikkat” olmazsa olmazdır. İletişim kurarken hem vücudunuzu hem de sesinizi kullanın, ancak vücudunuzla sesinizin birbirini eş zamanlı tamamlamalıdır.

Örneğin elinizle işaret ederek bak demelisiniz veya evet derken kafanızı aşağı hareket ettirin. Çocuğunuzun hareketlerine alkışlayarak, el açarak, kollarına uzanarak karşılık verin. Eğer bir oyuncağa bakıyorsa veya işaret ediyorsa hemen ona uzatın. Etkileşimin ödüllendirilmesi elzemdir.


Çocuğunuzun konuşması için süre tanıyın

Acele etmeyin, çocuğunuzun konuşması için ona biraz süre tanıyın, hemen onu tamamlamak yerine umutlu bir şekilde bakarak motivasyonunu arttırın. Eğer ses çıkarır veya hareket yaparsa hemen karşılık verin. Bu iletişim kurması için onu cesaretlendirecektir.


Dilinizi basitleştirin

Bunu yapmanız çocuğunuzun sizi anlamasını kolaylaştıracak ve söylediklerinizi tekrar etmesine yardımcı olacaktır. Eğer çocuğunuz hiç konuşmuyorsa, cümleler yerine sadece kelimelerle iletişim kurmaya çalışın. Çocuğunuz bazı kelimeleri konuşabiliyorsa kelime öbekleriyle konuşun, örneğin topu at, kapıyı aç vs.


Çocuğunuzun ilgisini takip edin

Çocuğunuzun konsantrasyonunu bozmak yerine, onu kelimelerle takip edebilirsiniz. Örneğin oyuncak arabasını aldığında siz de araba diyerek kelimelerle destekleyin. Bu davranış çocuğun kelime-obje bağlantısını kurmasını sağlayacaktır.


İletişimi görsellerle destekleyin

Teknolojik yenilik ve görsel destek bazen konuşmanın önüne geçebilmektedir. Örneğin dokunmatik ekranlarda resimlere dokunarak, kelime üreterek istek ve düşüncelerini ifade edebilecektir.

Özet olarak eğer yukarıdaki önerilere dikkat edilirse ”Otizm teşhisi konmuş bir çocuğun 4 yaşından sonra konuşmayı öğrenmesi mümkün” olabilir.

İçindekiler ▲

OTİZMDE TUVALET EĞİTİMİ


Son zamanlarda sıklıkla karşılaştığımız sorunların başında şüphesiz otizmde tuvalet eğitimi gelmektedir.

Özellikle sosyal ve sözlü iletişim kuramayan otizm teşhisi almış yavrularımız için sorun daha çetrefilli bir hal almaktadır.

Makalelerimiz de sık sık Temple Grandin’den örnekler vermeye çalışıyoruz, çünkü otizmin anlaşılmasına büyük katkısı olan, dünyaya yön veren ilk 10 insan arasında gösterilen, kendisi de bir otistik olan Temple Grandin, görselliğin otistik bireylerin algısında ne denli önemli olduğunu sürekli ifade etmektedir.

İlerleyen günlerde bu hususu daha detaylı inceleyeceğimizi belirterek tuvalet eğitiminde görselliğin önemine Rochester Üniversitesinden uzman psikologlar Courtney Aponte ve Daniel Mruzek’in araştırmaları ışığında değinmek istiyoruz.

Otistik çocuklar, günlük yaşam rutinlerini bozacak değişikliklere pek olumlu yaklaşmamaktadırlar. Bundan ötürü bez bağlanması alışkanlığın karşı direnç geliştirmeleri olasıdır.

Sözlü iletişimde zaten sıkıntı yaşayan yavrularımıza tuvalet alışkanlığı kazandırmak biraz daha zorlaşmaktadır. Buna benzer durumlarda yavrularımızın tuvalet alışkanlığına karşı kaygıları da artmaktadır.

TUVALET EĞİTİMİ 7 ÖNEMLİ TAVSİYE

Autismspeaks’in tuvalet eğitimi konusunda ailelere 7 önemli tavsiyesi

Net ve basit resimler eşliğinde anlaşılır bir dil kullanın

Örneğin; uzun, komplike cümleler yerine ‘tuvalet zamanı’ gibi kısa, anlaşılır ve sempatik ifadeler kullanın.

İç çamaşırı giydirmeyi geciktirmeyin

Günümüz çocuk bezleri o kadar kalitelidirler ki bazen çocuklar altlarını ıslattıklarını dahi fark etmezler. Çocuğunuza iç çamaşırı giydirdiğiniz taktirde ıslaklık onu rahatsız edecek ve tuvalet alışkanlığı edinmesini hızlandıracaktır.


Çocuğunuz altını ıslattığında aşırı tepkiler vermeyin

Gereken temizliği yapıp kısaca sonraki sefere tuvalete gitmesinin sizi memnun edeceğini belirterek konuyu kapatın.


Başarıyı vakit geçirmeden ödüllendirin

Başarılı davranıştan hemen sonra verilen ödül davranışı pekiştirmektedir. Görselliğin ne kadar önemli olduğuna yukarıda değinmiştik.

Örneğin; tuvalet resminin yanına çocuğunuzun çok sevdiği bir oyuncağın resmini koyarak bunu da küçük bir ok işaretiyle göstererek tuvaleti kullandırmanız sonrasında ödül olarak resimdeki oyuncağı vermeniz davranışı pekiştirecektir.

Burada önemli olan husus, başlangıçta en küçük başarıyı bile ödüllendirmek gerektiği bilinmelidir. Tek bir damlasını bile tuvalete yetiştirse bu hemen ödüllendirilmelidir.

Ödülü iletişim aracı olarak kullanın

Örneğin; çocuğunuz “eğer çişini tuvalete yaparsan sana oyuncak araba alacağım” cümlesini anlamayabilir. Böyle durumlarda çocuğunuzun başarı ve ödül potansiyelini arttırmalısınız.

Evde olduğunuz günlerde çocuğunuzun sıvı tüketimini arttırın, böylelikle çocuğunuzun tuvalete gitme olasılığı artacaktır ve yukarıda belirttiğimiz gibi başarıyla tuvalete yetiştirilen tek bir damlayı bile hemen ödüllendirin.

Tabii ki birçok kazayla karşılaşma ihtimaliniz yüksek olacaktır. Ancak motivasyonunuzu bozmadan kaza ve başarıları bir kaç gün süreyle not ederek tuvalet ihtiyacı periyodunu belirleyin, böylece hareket alanınızı genişletin.

Bir kez daha ifade etmekte fayda gördüğümüz husus ödülün hemen başarıdan sonra gelmesidir ki çocuğunuz ödülü ne için aldığını kavrayabilsin.

Sözsüz iletişime odaklanın

Çocuğunuzun davranışlarına dikkat edin. Bazı davranışlar tuvalet ihtiyacının geldiği işareti olabilir. Mesela çocuğunuz tuvalet kapısına bakabilir, kemeriyle oynayabilir. Telefona bir klozet resmi yükleyerek onu işaret etmesi sağlanabilir. Burada önemli olan husus çocuğunuzun dolu bir idrar torbasının nasıl bir his olduğunu anlayarak bazı işaretlerle bunu size anlatabilmesidir. İdrar torbasını boşaltmanın vermiş olduğu rahatlık doğası itibariyle ödül olacaktır zaten. Aile, bakıcı hatta terapistler, çocuğun tuvaletini yapmadan hemen öncesindeki davranışlarına dikkat etmelidirler.

Profesyonel destek alın

Vaktinde yapılan müdahaleler sonuç almanızı hızlandıracak, kolaylaştıracaktır.

Özetle yukarıda belirtilen uzman önerilerinin dikkate alınması ve davranış kontrolü konusunda uzmanlaşmış özel eğitimcilerin yol göstericiliğiyle Otizmde tuvalet eğitimi bir sorun olmaktan çıkarılabilmektedir.

İçindekiler ▲

OTİSTİK ÜNLÜLER


Albert einstein – Bilim adamı – Matematikçi
Temple grandin – Hayvan bilimci
Michelangelo – Heykeltraş ressam mimar şair
Wolfgang amadeus Mozart – Dünyaca ünlü besteci
Steve jobs – Apple kurucusu

Diğer ünlü isimler için ilgili makalemizi inceleyiniz

Dünyaca ünlü 27 otistik

İçindekiler ▲

OTİZMDE REHABİLİTASYON VE ÖZEL EĞİTİM


‘Özel eğitim ve rehabilitasyon merkezleri’ sosyal bir canlı olan insan için sadece ‘otizm spektrum bozukluğu’ değil, disleksi, ‘dil konuşma’ gibi ‘özel öğrenme bozukluğu’ yaşayan çocuklar ve sosyal kaynaştırma ihtiyacı olan hiperaktif davranış bozukluğu tanısına sahip çocuklar içinde elzemdir .

Fakat ‘otizm spektrum bozukluğu’ söz konusu olduğunda ‘özel eğitim ve rehabilitasyon’ konusu diğer nörogelişimsel farklılıklardan ayrışıyor.

Çünkü bebeklikten tanı alınmazsa tedavi süreçleri gittikçe zorlaşarak kişinin sosyal yaşamını olumsuz anlamda etkileyebilmektedir.

Erken teşhisin önemi

Erken teşhisin yapılması, kişinin ileri yaşlardaki sosyal, akademik hayatına adapte olabilmesi için hayati öneme sahip.

Özel eğitim ve rehabilitasyon sürecine gelmeden önce, anne ve babanın bebeklerini gözlemlemesi, bebeklerin gösterdiği tepkileri inceleyerek şüphelenmeleri sonucunda bir uzmana başvurması ile aslında tedavi başlamaktadır.

Anneyle babanın bazen durumu kabul etmekte zorlanması ile çocuk için çok değerli olan 3-4 yıl kaybedilebiliyor.

Sonrasında ise daha fazla çaba ve daha fazla zaman harcanıyor ve hatta çocuk okul çağına gelip sosyal hayata adapte olmaya çalışırken bir taraftan da bu çalışmalar yapılmak zorunda kalınıyor.

Bundan dolayı otizm spektrum bozukluğu söz konusu olduğunda çocuğun tanıştığı ilk “doktor, rehabilitasyon uzmanı, özel eğitim uzmanı” anne ve baba olmak zorunda oluyor.

Ailenin tedavinin kaldıracı olduğunun akıldan çıkarılmaması gerekiyor.

İçindekiler ▲

ÇOCUĞUNUZ BİR DAHİ OLABİLİR


Makalemizde bahsi geçen ünlü isimlerden anlaşılabileceği gibi çocuğunuzun farklılıklar göstermesi onun için bir eksiklik olmayabilir. Bu anlamda otistik belirtiler gösteren bütün çocuklar için erken yaşta müdahale edilebilirse birer dahi olacağını söyleyemeyiz.

Fakat ”uluslararası çapta denenmiş akademik teknikler” kullanılarak sosyal olarak kendine yetebilecek bireyler haline getirilerek kendi yolunda, desteksiz yürümesi için onlara bir şans verebiliriz. Hatta belki insanlık mirasına bir armağan olacak bireylerin yetişmesine katkı verebiliriz.

Otizm spektrum bozukluğu konusu ve otistik çocuklarda aba terapileri ile ilgili bilgiye ilaveten dikkat eksikliği ve hiperaktivite bozukluğu, disleksi, duyu bütünleme ve evde fizik tedavi terapileri ile ilgili bizimle Derinçocuk Rehabilitasyon ve Özel Eğitim Otizm Aba Merkezleri ile iletişime geçebilirsiniz.

İstanbul Bağcılar, Bahçelievler Derin Çocuk Özel Eğitim ve Rehabilitasyon Merkezi’nden Sevgilerle …

İçindekiler ▲

Derin Çocuk Ana Sayfa