İçeriğe geçmek için "Enter"a basın

Otizm teşhisi konmuş bir çocuğun 4 yaşından sonra konuşmayı öğrenmesi mümkün mü?

Otizm tanısı genellikle 2 – 3 yaş sonrasında ailelerin fark edebildikleri bir farklılıktır. 4 yaşında otistik belirtiler gösteren bir çocukta konuşma mümkün olabilir.

Bunun için ABA terapi eğitimleri, dil konuşma terapileri, ergoterapi ve duyu bütünleme gibi çeşitli disiplinler bir araya getirilmektedir.
 
Konu hakkında daha detaylı bilgi vermeden önce otizm teşhisi konan her çocuğun kendine özgü yapılarının olduğunu ve bu nedenle uygulanan stratejilerin hepsinde aynı sonucu vermeyeceğinin bilinmesi gerekmektedir.

Her otistik bireyin iletişim kurmayı öğrenebilmesine rağmen bunun her zaman sözlü olmayabileceği, görselliği de kullanarak yaşamlarını iyi bir şekilde idame ettirebilen otistik bireylerin olduğunu unutmamak gerekir.

Duke Üniversitesi Otizm Merkezi Başkanı Geri Dawson ve Klinik Psikolog Lauren Elder tarafından kaleme alınan makalede Otizm teşhisi konan çocukların 4 yaşından sonra da konuşmayı öğrenebilecekleri ifade edilmektedir.


OTİZMDE İLETİŞİMİN 7 KRİTİK KURALI


Çocuğunuzu oyun ve sosyal etkileşime teşvik edin.

Çocuklar oyunlarla öğrenmektedirler ve bu dil öğrenimini de kapsamaktadır. Karşılıklı etkileşim halinde gerçekleştirilen oyun aktiviteleri siz ve çocuğunuzun iletişim kurabilmesi için keyifli fırsatlar sunacaktır. Çocuğunuzun keyif alacağı oyunlar geliştirerek sosyal iletişim fırsatları sunabilirsiniz. Örneğin şarkı söyleyip, tekerleme oynayabilirsiniz. Oyun sırasında çocuğunuzun karşısına geçerek göz seviyesinde pozisyon alın, bu pozisyon çocuğunuzun sizi görmesini ve duymasını kolaylaştıracaktır.


 
Çocuğunuzu taklit edin. 

Çocuğunuzun çıkardığı sesleri ve oyun davranışlarını tekrar etmeniz onu daha fazla ses çıkarması ve iletişime geçmesi için cesaretlendirecektir. Çocuğunuzda bu sayede sizi taklit edecektir. Örneğin çocuğunuz, oyuncak arabasını sürdüğünde siz de aynısını yapın, veya arabasını bir yere çarpıştırdığında siz de aynısını yapın; ancak arabasını fırlattığında bunu tekrar etmeyin.


Sözlü olmayan iletişime de odaklanın. 

Hareketler ve göz teması dil için birer temeldir. İletişim kurarken hem vücudunuzu hem de sesinizi kullanın; ancak vucut ile ses birbirlerini eş zamanlı tamamlamalıdır. Örneğin elinizle işaret ederek bak demelisiniz veya evet derken kafanızı aşağı hareket ettirin. Çocuğunuzun hareketlerine alkışlayarak, el açarak veya kollarına uzanarak karşılık verin. Eğer bir oyuncağa bakıyorsa veya işaret ediyorsa hemen ona uzatın.

Çocuğunuzun konuşması için süre tanıyın.

Acele etmeyin, çocuğunuzun konuşması için ona biraz süre tanıyın, hemen onu tamamlamak yerine umutlu bir şekilde bakarak motivasyonunu arttırın. Eğer herhangi bir ses çıkarır veya hareket yaparsa hemen karşılık verin. Bu, iletişim kurması için onu cesaretlendirecektir.
 

Dilinizi basitleştirin.

Bunu yapmanız çocuğunuzun sizi anlamasını kolaylaştıracak ve söylediklerinizi tekrar etmesine de yardımcı olacaktır. Eğer çocuğunuz hiç konuşmuyorsa, cümleler yerine sadece kelimelerle iletişim kurmaya çalışın. Çocuğunuz bazı kelimeleri konuşabiliyorsa kelime öbekleri ile konuşun, örneğin topu at, kapıyı aç vb.

Çocuğunuzun ilgisini takip edin. 

Çocuğunuzun konsantrasyonunu bozmak yerine, onu kelimelerle takip edebilirsiniz. Örneğin oyuncak arabasını aldığında siz de araba diyerek onu kelimelerle destekleyin. Bu onun kelime-obje bağlantısını kurmasını sağlayacaktır


 İletişimi görsellerle destekleyin.

Teknolojik yenilik ve görsel destek bazen konuşmanın önüne geçebilmektedir. Örneğin dokunmatik ekranlarda resimlere dokunarak kelime üreterek istek ve düşüncelerini ifade edebilecektir.

Call Now ButtonCanlı Destek